Anayasa Mahkemesi (AYM), boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen kişilerin gelir ve aylıklarının kesilmesini öngören 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemenin anayasaya uygun olduğuna hükmetti. İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi tarafından yapılan iptal başvurusunu değerlendiren Yüksek Mahkeme, söz konusu maddenin iptal talebini reddetti.
Bu karar, boşanmış eşler arasında fiili bir birlikteliğin devam etmesi durumunda, sosyal güvenlik sisteminden sağlanan gelir ve aylık haklarının korunmayacağını netleştirdi. AYM, düzenlemenin mülkiyet hakkına getirilen sınırlamanın kanunla koşulunu yerine getirdiğini ve sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği açısından meşru bir amaca hizmet ettiğini belirtti.
İptal Talebinin Temel Gerekçeleri Nelerdi?
İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi, iptal talebinde, ilgili düzenlemenin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından eksik araştırma yapılması durumunda, bu araştırmanın mahkemelerce yapılmasını öngörmesinin yargının idarenin yerine geçmesine yol açtığını ileri sürmüştü. Ayrıca, bu durumun özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına ölçüsüz bir müdahale teşkil ettiği de iptal gerekçeleri arasında yer aldı.
Yüksek Mahkemenin Kararı ve Hukuki Dayanağı
Anayasa Mahkemesi, yapılan başvuruyu detaylı bir şekilde inceledikten sonra, ilgili düzenlemeyi Anayasa'ya uygun bularak iptal istemini geri çevirdi. Kararda, eş ve çocuklarına bağlanan gelir ve aylıkların hangi durumlarda iptal edileceğinin, herhangi bir tereddüde mahal vermeyecek biçimde açık ve net olarak düzenlendiği vurgulandı. AYM, söz konusu maddenin, sosyal sigorta yardımlarının kötüye kullanılmasını engellemeyi ve kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını amaçladığını belirtti.
AYM, ilgililere bağlanan gelir ve aylıkların aykırılık nedeniyle geri alınmasına yönelik usul ve esaslar yönünden de herhangi bir belirsizliğin bulunmadığını ifade etti. Mahkeme, mülkiyet hakkına getirilen sınırlamanın, sosyal güvenlik sisteminin korunması ve suiistimallerin önüne geçilmesi gibi meşru bir amaca hizmet ettiğini ve kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında olduğunu değerlendirdi. Kararda, "Boşanan eş ve çocuklara gelir ve aylık bağlanmasının eş desteğinden yoksun olan hak sahiplerine sosyal sigorta yardımı yapılması suretiyle sosyal güvenliklerinin sağlanmasını hedeflediği" belirtildi. Ayrıca, eşinden boşandığı halde ilgili kişiyle beraber ikamet eden ve fiilen "Eşinin desteğinden yoksun olanlara ödenen gelir ve aylıkların kesilerek hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçme ve sosyal güvenlik sistemi doğrultusundaki kamu verimli bir şekilde kullanılmasını amaçlandığı açıktır" ifadelerine yer verildi.
Sosyal Güvenlik Sisteminin Sürdürülebilirliği
Yüksek Mahkeme, iptali talep edilen değişikliğin sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğini sağlamayı hedeflediğini de kararına ekledi. Kanun koyucunun bu düzenlemeyi yaparken sahip olduğu takdir yetkisinin, mülkiyet hakkına getirilen sınırlamanın söz konusu meşru amaca ulaşması bakımından gerekli ve orantılı olduğunu ortaya koydu. Bu bağlamda, düzenlemenin, sosyal güvenlik haklarının istismar edilmesinin önlenmesi ve sistemin finansal bütünlüğünün korunması açısından kritik bir rol oynadığı vurgulandı.