Türkiye'de tasarruf bilincini artırmayı hedefleyen Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), katılımcılarına yaşlılık döneminde ek bir gelir kapısı sunarak önemli bir birikim aracı haline geldi. Sistemde belirlenen şartları yerine getirerek emeklilik hakkı kazanan ve SGK maaşlarına ek olarak düzenli ödeme almaya başlayan kişi sayısı 487 bini aştı.
Bu sistem sayesinde, 56 yaşını dolduran ve yeterli katkı payı ödemiş vatandaşlar, mevcut emekli maaşlarına ilave olarak ikinci bir maaş konforunu deneyimlemeye başladı. BES'te biriken toplam fon büyüklüğü ise 2,4 trilyon lirayı geçerek rekor seviyelere ulaştı.
Bireysel Emeklilik Sistemi nasıl işliyor?
Sigortacılık Eğitmeni Enver Şişeci'nin değerlendirmelerine göre, BES'e 10 yıl önce dahil olan, düzenli katkı payı ödeyen ve yasal yaş sınırı olan 56'yı dolduran bireyler, emeklilik hakkını elde ediyor. Bu katılımcılar, biriken anapara, devlet katkısı ve fon getirileri doğrultusunda belirlenen ek emekli maaşlarını almaya başlıyorlar.
- Sistemde 10 yıllık süreçte 3 milyon lirayı aşan bir birikim sağlandığında, bu tutar toplu yerine 10 yıl boyunca düzenli maaş olarak alındığında aylık 30 bin liranın üzerinde ek bir emekli maaşı bağlanabiliyor.
- Maaşın kesin tutarı, ödenen katkı paylarının süreç boyunca değerlendirildiği yatırım fonlarının (altın, borsa, döviz vb.) performansına göre farklılık gösteriyor.
BES fon büyüklüğü rekor seviyede
Yaklaşık 18 milyon aktif katılımcının bulunduğu Bireysel Emeklilik Sistemi'nde biriken toplam fon büyüklüğü, ülke ekonomisi tarihindeki en yüksek seviyelerden birine ulaşarak 2,4 trilyon lirayı geride bıraktı. Bu büyüklük, sistemin tasarruf ve yatırım aracı olarak giderek daha fazla tercih edildiğini gösteriyor.
Çocuklar için BES: Geleceğe yatırım
Yönetmelik değişiklikleriyle kapsamı genişletilen 18 yaş altı BES kategorisi, ebeveynler tarafından çocuklarının geleceği için önemli bir güvence aracı olarak görülüyor. 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla, 18 yaşın altındaki çocuk ve gençlerin sistemdeki fon büyüklüğü 100 milyar 713 milyon liraya ulaştı.
Veriler, sisteme en yoğun katılımın yeni doğan bebekler yani sıfır yaş grubunda olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, ailelerin çocukları doğar doğmaz onların geleceğini güvence altına almak ve uzun vadeli tasarruf etmek amacıyla vakit kaybetmeden BES'e dahil etme eğiliminde olduğunu belirtiyor.