Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, Erzincan'da gerçekleştirilen "2026 Hasat Öncesi Koordinasyon ve Değerlendirme Toplantısı"nda yaptığı açıklamalarda, Türkiye'nin güçlü tarımsal altyapısının küresel krizlere rağmen gıda arz güvenliğini başarıyla sürdürdüğünü belirtti. Güldal, olumlu seyreden yağışlar sayesinde 2026 hasat döneminde yüksek rekolte beklendiğini ve bu duruma hazırlık olarak ülke genelinde 600'ün üzerinde alım noktası planlandığını duyurdu.
2026 Hasat Dönemi İçin Rekolte Beklentisi Ne Yönde?
TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, Türkiye'nin 2026 hasat dönemi için oldukça umutlu olduğunu ifade etti. Mevcut yağış rejiminin tarımsal üretim açısından son derece olumlu bir seyir izlediğini vurgulayan Güldal, bu durumun yüksek rekolte beklentilerini güçlendirdiğini kaydetti. 2023 yılında ulaşılan yüksek üretim seviyesinin 2026'da tekrar yakalanabileceğini, hatta üzerine çıkılabileceğini öngördüklerini dile getiren Güldal, TMO'nun bu potansiyel artışa yönelik tüm hazırlıklarını tamamladığını bildirdi. Çiftçilerin bereketli bir hasat dönemi geçirmesi için gerekli tüm önlemlerin alındığına dikkat çekildi.
TMO Kaç Alım Noktası Hazırlıyor?
Hasat sonrası piyasa istikrarını sağlamak ve tarımsal ürünlerin ülke ekonomisine sağlıklı bir şekilde kazandırılmasını temin etmek amacıyla Toprak Mahsulleri Ofisi, Türkiye genelinde kapsamlı bir alım noktası ağı kurma hazırlığında. Güldal'ın açıklamalarına göre, bu yıl 600'ün üzerinde alım noktası çiftçilere hizmet vermek üzere planlandı. Bu alım noktaları, ürün teslim süreçlerinin hızlandırılması, ödemelerin zamanında yapılması ve piyasadaki arz-talep dengesinin korunması gibi kritik işlevleri yerine getirecek. TMO, bu geniş ağ ile çiftçilerin ürünlerini kolaylıkla satabilmelerini ve piyasa dalgalanmalarından en az düzeyde etkilenmelerini hedefliyor.
Gıda Arz Güvenliği Nasıl Sağlanacak?
Ahmet Güldal, Türkiye'nin gıda arz güvenliği konusunda gösterdiği başarıyı küresel kriz dönemlerinde dahi raflarda ürün eksikliği yaşanmamasıyla örneklendirdi. Bu başarının temelinde güçlü tarımsal altyapı ve TMO gibi kurumların stratejik planlamaları yatıyor. TMO, sadece ürün alımı yapmakla kalmayıp, aynı zamanda piyasa gözlemciliği yaparak fiyat istikrarını koruma görevini de üstleniyor. Hasat döneminde oluşabilecek ürün fazlasının depolanması ve ihtiyaç anında piyasaya sürülmesi, hem üreticinin hem de tüketicinin korunmasını sağlıyor. Ürün teslimatından ödeme süreçlerine kadar her aşamada şeffaflık ve adalet ilkesiyle hareket eden TMO, tarım sektörünün sürdürülebilirliğine önemli katkılar sunuyor. Bu sayede, Türkiye'nin gıda güvenliği gelecekte de güvence altında tutulacak.