Uluslararası yatırım bankası JPMorgan, Türkiye ekonomisine yönelik yayımladığı raporda, 2026 yılının ikinci yarısından itibaren zorlu makroekonomik sürecin geride kalabileceğini öngördü. Banka, yıl sonu asgari ücret artışının enflasyon üzerindeki etkisine dikkat çekerek, ücretlerde yüzde 30 veya daha fazla bir zammın gerçekleşebileceği tahmininde bulundu.
Raporda, asgari ücretteki olası bir yüzde 10'luk artışın enflasyonu 3 puan yukarı çekebileceği belirtilirken, bu yılın ikinci yarısında enflasyonun seyrini döviz kuru, asgari ücret düzenlemeleri, gıda ve enerji fiyatlarının belirleyeceği vurgulandı. Ayrıca, yıl sonunda asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki farkın yüzde 35'e kadar çıkabileceği tahmin edildi.
Makroekonomik Görünüm ve Revize Edilen Tahminler
JPMorgan'ın "2026'nın İkinci Yarısında Türkiye'nin Makroekonomik Görünümü: Sakin Kal ve Devam Et" başlıklı raporu, Batı Asya bölgesindeki jeopolitik gerilimlerin ve enerji maliyetlerinin Türkiye ekonomisi üzerindeki baskılarını analiz etti. Raporda, bu zorlu sürecin 2026'nın ikinci yarısıyla birlikte hafifleyebileceği ifade edildi.
Banka, orta doğudaki jeopolitik gerilimler öncesinde Türkiye için yüzde 4,4 olarak belirlenen büyüme tahminini 2026 yılı için yüzde 3'e düşürdü. Aynı zamanda, yıl sonu enflasyon öngörüsünü yüzde 24'ten yüzde 29'a, politika faizi öngörüsünü ise yüzde 30'dan yüzde 35'e yükseltti.
- Büyüme Tahmini (2026): Yüzde 4,4'ten yüzde 3'e revize edildi.
- Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: Yüzde 24'ten yüzde 29'a yükseltildi.
- Politika Faizi Tahmini: Yüzde 30'dan yüzde 35'e yükseltildi.
JPMorgan raporunda ayrıca, bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,5'ten yüzde 4'e, cari açığın milli gelire oranının ise yüzde 1,8'den yüzde 2,8'e yükseleceği tahminlerine yer verildi.
Asgari Ücretin Enflasyon ve Sosyal Etkileri
Raporda, asgari ücret düzenlemelerinin enflasyon üzerindeki belirleyici rolüne özellikle dikkat çekildi. Banka, bu yılın ikinci yarısında enflasyonun seyrini etkileyecek ana faktörler arasında döviz kuru hareketleri, asgari ücret politikaları, gıda ve enerji fiyatlarının öne çıkacağını belirtti.
JPMorgan'ın analizine göre, Türkiye'deki asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki makasın yıl sonunda yüzde 35'e kadar açılabileceği öngörülüyor. Banka, yıl sonu asgari ücret zammının büyüklüğünün, özellikle seçim takvimi ve seçim öncesi ekonomi politikaları açısından kritik bir gösterge olacağını vurguladı.
Bu bağlamda, banka, asgari ücrete yıl sonunda yüzde 30 veya daha fazla bir artış yapılmasının, 2027 yılına yönelik emekli maaşları ve genel temel gelir ödemeleri gibi sosyal politikalar üzerindeki potansiyel etkileri nedeniyle yakından izlenmesi gereken bir gelişme olduğunu ifade etti.