Geçtiğimiz yıl kamu personellerine uygulanan seyyanen maaş artışının emekli vatandaşların aylıklarına yansıtılmaması üzerine başlatılan dev hukuk mücadelesinde kritik bir viraj daha dönüldü. Yargıtay Onursal Üyesi Seyfettin Çilesiz tarafından Ankara bölgesi özelinde açılan davada istinaf mahkemesi beklenen hükmünü açıkladı. Beklentilerin aksine çıkan olumsuz tablonun ardından gündeme düşen Emekli Maaş Zammında Mahkemeden Kesin Karar Geldi haberleri milyonlarca kişinin tüm umutlarını doğrudan Anayasa Mahkemesi tarafına taşıdı. Hukukçular ve çalışma hayatı uzmanları ise yargı yolunun henüz tamamen kapanmadığını ancak sürecin yasal bir düzlemden ziyade siyasi bir boyuta evrildiğini belirterek vatandaşları temkinli olmaya davet ediyor.

Mahkeme Heyeti Talebi 2 Karşı 1 Oy Çokluğuyla Reddetti

Ankara Bölge İdare Mahkemesi bünyesinde görev yapan ilgili dava dairesi milyonların sonucunu beklediği dosyada talebi 2 üyenin ret ve 1 üyenin kabul oyu vermesiyle birlikte çoğunluk kararıyla reddetti. Ancak karara şerh düşen mahkeme başkanı Füsun Erkin kaleme aldığı 4 sayfalık karşı oy yazısında zammın alt kademelere yansıtılmamasının anayasada yer alan eşitlik ilkesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi metinlerine tamamen aykırı olduğunu belirtti. Bu gelişmenin ardından davacı avukatı ret oyu veren üyelerin somut hiçbir yasal gerekçe sunamadığını savunarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle en üst mahkemeye bireysel müracaatta bulunduklarını kamuoyuna duyurdu.

Dava Kazanılırsa 14 Milyon Kişiye 22 Bin Liralık Yol Açılacak

Yargı süreci eğer vatandaşların lehine sonuçlanırsa 2023 yılında çalışan memurlara ödenen 8077 liralık tutar güncel katsayılar üzerinden hesaplanarak yaklaşık 22000 lira civarında bir ek ödeme şeklinde emekli maaşlarına yansıtılacak. Açılan dava teknik olarak sadece memur emeklilerini kapsıyor olsa da hukukçular en üst mahkemeden çıkacak muhtemel bir eşitlik ihlali kararının Türkiye genelindeki 14 milyon işçi esnaf ve çiftçi emeklisi için de emsal bir nitelik taşıyacağını vurguluyor. Uzman isim Profesör Aziz Çelik ise mahkemenin olası bir iptal kararının ardından bile konunun tekrar meclis onayına sunulması gerektiğini belirterek ortada kazanılmış kesin bir mali hak bulunmadığını hatırlatıyor.