Sultan II. Abdülhamit'in, Amerikalı yerli kabilesi Mohikanları İstanbul'a getirerek nesillerini çoğaltma hayali, dönemin Amerikalı gazetecisi Gordon Bennett'ın açıklamalarıyla sona erdi. Padişah, 'Mohikanların Sonuncusu' adlı romandan derinden etkilenerek bu kabilenin yok olmasını engellemek amacıyla harekete geçmiş, hatta Yıldız Sarayı bahçesinde onlar için özel bir yer hazırlatmıştı. Ancak saf kan Mohikan bireylerinin bulunamayacağının bildirilmesi üzerine bu plan gerçekleşemedi.
Sultan Abdülhamit'in Mohikanlara olan ilgisi, uykusuzluk çektiği gecelerde kendisine kitap okutan Teodor Kasap'ın seçimiyle başladı. Türkiye'nin ilk mizahi dergisi Diyojen'i çıkaran Kasap'ın okuduğu Fenimore Cooper'ın 'Mohikanların Sonuncusu' adlı eseri, padişahın büyük dikkatini çekti. Kitapta anlatılan yerli kabilesinin yaşam mücadelesi, Abdülhamit'i derinden etkileyerek somut adımlar atmaya yöneltti.
Abdülhamit'in Mohikanlara Yönelik Girişimleri
Padişah, kitaptan aldığı ilhamla Mohikanlardan bir çifti İstanbul'a getirtme ve onların soyunu burada sürdürme fikrini benimsedi. Bu amacı gerçekleştirmek için yakın dostu olan, aynı zamanda 'Ben Hur' romanının yazarı ve İstanbul'daki Birleşik Amerika Büyükelçisi Lew Wallace'ı devreye soktu. Abdülhamit, Wallace'tan bu yerli çiftin İstanbul'a getirilmesi konusunda yardım talep etti ve bu plan için saray bahçesinde hazırlıklara başlandı.
Hayalin Sonu: Gordon Bennett'ın Açıklaması
Büyükelçi Wallace, padişahın bu konudaki ısrarlı isteği üzerine, dönemin tanınmış Amerikalı gazetecilerinden ve meşhur röportaj yazarı Gordon Bennett ile iletişime geçti. Bennett'tan gelen yanıt, Abdülhamit'in hayallerini suya düşürdü. Gazeteci, “Şu anki Amerikalı kızılderililerin, Cooper’ın romanındakiyle hiçbir ilgisi kalmamıştır. Artık saf kan yerli bulmak da mümkün değildir” ifadelerini kullanarak, Mohikan neslinin İstanbul’da çoğaltılmasının imkansız olduğunu bildirdi. Bu açıklama üzerine padişahın girişimi sona erdi.
Tevfik Fikret'in Mohikan Hayranlığı
İlginç bir detay olarak, Sultan Abdülhamit'in Mohikanlar için çabaladığı aynı dönemde, padişahın önemli muhaliflerinden Şair Tevfik Fikret de bu kabileye hayranlık beslemekteydi. Fikret, oğlu Haluk için yaptığı kayığın burnuna, hızlı koşmasıyla bilinen bir Mohikan reisinin adı olan 'Hayatwatha' yazmıştı. Bu durum, Mohikan kültürünün farklı çevrelerde de yankı bulduğunu göstermektedir.