İstanbul'un çeşitli ilçelerinde camlarda, balkonlarda ve ev içlerinde görülen iri çekirgelerin bir istila durumu oluşturmadığı, aksine mevsimsel bir popülasyon artışı olduğu belirtildi. Uzmanlar, bu türün insan sağlığına veya tarım ürünlerine zarar vermediğini, ekosistemde dengeleyici bir rol üstlendiğini vurguluyor.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Ormancılık Bölümü Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Başkanı Dr. Ergün Bacak, söz konusu çekirgelerin büyük bölümünün beyaz yüzlü çalı çekirgesi (Decticus albifrons albifrons) olduğunu açıkladı. Bu türün iri yapısı ve dikkat çekici görünümü nedeniyle yanlış algıların oluştuğu ancak bir istila durumu söz konusu olmadığı kaydedildi.

Beyaz yüzlü çalı çekirgesi nedir ve ekosistemdeki rolü?

Dr. Ergün Bacak'ın açıklamalarına göre, İstanbul'da görülen ve boyu 25 santimetreye kadar ulaşabilen bu çekirgeler, beyaz yüzlü çalı çekirgesi (Decticus albifrons albifrons) olarak tanımlanıyor. Bu tür, özellikle iri yapısı, uzun antenleri ve güçlü bacaklarıyla dikkat çekse de, tarım alanlarına zarar veren çöl çekirgelerinin aksine istilacı bir karakter taşımıyor ve ekosistemde faydalı bir dengeleyici rol oynuyor.

Decticus albifrons albifrons, bitkilerle beslenmenin yanı sıra diğer böcekleri de avlayarak beslenen yırtıcı (omnivor) bir türdür. Beslenme alışkanlıkları arasında diğer çekirgeler, cırcır böcekleri, tırtıllar, örümcekler ve yumuşak gövdeli böcekler bulunur. Hatta zaman zaman kendi küçüklerini de tüketebilir. Bu özellikleri sayesinde zararlı böcek popülasyonlarının kontrolünde önemli bir görev üstlenir.

Decticus albifrons'un yaşam alanı ve görülme nedenleri

Beyaz yüzlü çalı çekirgesi, Akdeniz ve Balkan coğrafyasına özgü bir türdür ve Türkiye'de de geniş bir yayılış alanına sahiptir. Türün yaşam alanı aşağıdaki bölgeleri kapsamaktadır:

  • Türkiye'nin Trakya bölgesi, Istranca, Çatalca-Kocaeli, Ergene, Güney Marmara
  • Batı, Orta ve Doğu Karadeniz, Asıl Ege, Yukarı Sakarya, Yukarı Fırat
  • Erzurum-Kars, Antalya, Adana, Orta Fırat alt bölgeleri
  • Yunanistan, Bulgaristan, Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Hırvatistan kıyıları, Batı Anadolu ve Akdeniz havzası

Bu türün erişkinleri genellikle temmuz ve ağustos aylarında ortaya çıkarak birkaç hafta boyunca yoğun bir şekilde gözlemlenir. İstanbul'da son yıllarda daha sık görülmesi, özellikle kuzey bölgelerindeki yapılaşmanın doğal yaşam alanlarını daraltmasıyla ilişkilendiriliyor. Ayrıca, balkon ve pencere ışıklarının çekirgeleri evlere çektiği düşünülmektedir. Türün popülasyonunda genel bir artış olduğuna dair henüz kesin bilimsel veriler bulunmamaktadır.

İnsanlara veya tarıma zararı var mı?

Bilimsel kanıtlar, Decticus albifrons albifrons'un insanlara veya evcil hayvanlara herhangi bir hastalık bulaştırmadığını göstermektedir. Bu tür, kan emmez ve insan veya memelilerden beslenmez. Tarım ürünlerine büyük ölçekli zarar veren bir istilacı tür değildir; aksine, ekosisteme katkı sağlayan canlılardan biridir.

Çekirgelerin iri görünüşü, böcekleri parçalamaya, sert kitin tabakasını kırmaya ve avını tutmaya uygun, oldukça gelişmiş çenelere sahip olmalarından kaynaklanır. Yanlış tutulduğunda kendini savunmak amacıyla ısırabilirler. Bu durum yetişkinler için ciddi bir sorun yaratmazken, çocukların ellerini acıtabilir. En doğru yaklaşım, çekirgeleri bir kavanoz veya plastik kap yardımıyla nazikçe yakalayıp en yakın yeşil alana bırakmaktır.