İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, reel sektörün karşılaştığı finansman maliyetleri, kur-enflasyon makası ve krediye erişim sorunlarına çözüm bulunması amacıyla ekonomi yönetiminden acil adımlar atılmasını beklediklerini ifade etti. Avdagiç, dezenflasyon sürecinde elde edilen kazanımların, kademeli bir faiz normalizasyonu ile desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Bu beklentiler, yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisi yüzde 2,5 büyürken, sanayi sektörünün yüzde 0,8 daralması ve yılın ilk altı ayında sepet kur artışının (ortalama yüzde 7,03) enflasyonun (TÜFE-ÜFE ortalaması yüzde 16,9) gerisinde kalması gibi makroekonomik göstergelerle güçlendirildi. İTO Başkanı, üreten ve ihraç eden kesimlere yönelik seçici ve erişilebilir finansman sağlanmasının kritik önem taşıdığını belirtti.

Reel Sektörün Finansman ve Kur Beklentileri

Avdagiç, yılın ilk yarısını küresel jeopolitik gerilimler ve enerji maliyet şoklarına karşı direnç göstererek atlattıklarını dile getirdi. Ancak mevcut makroekonomik büyümenin sanayi üretimine yeterince yansımadığına dikkat çekerek, bu durumun tehlike arz ettiğini söyledi. Reel sektörün en büyük beklentisi, yurt içi üretim maliyetleri ile kur artışı arasındaki kopan bağın yeniden kurulması ve kur-enflasyon dengesinin sağlanmasıdır.

  • Yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisi yüzde 2,5 büyürken, sanayi sektörü yüzde 0,8 daralma yaşadı.
  • Yılın ilk 6 ayında sepet kur ortalama yüzde 7,03 artış gösterirken, TÜFE-ÜFE ortalaması yüzde 16,9 olarak gerçekleşti.

Üretene Yönelik Seçici ve Erişilebilir Kredi Talebi

Sıkı para politikası duruşunun sürdürülmesini desteklediklerini belirten İTO Başkanı, ancak bu politikaların üretimi baltalamayacak bir finansman modeliyle eşleştirilmesi gerektiğini savundu. Avdagiç, "Herkese ucuz para verilmesini istemiyoruz. Beklentimiz; üreten ve ihraç edene erişilebilir finansman sağlanmasıdır" ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın, ekonominin sürdürülebilir büyümesi için elzem olduğunu vurguladı.

  • Üretime yönelik kredi kanallarının açık tutulması.
  • Yatırıma yönelik kredi kanallarının açık tutulması.
  • İhracata dönük seçici ve hedefli kredi kanallarının açık tutulması.

Bu ayrımın iş dünyası için büyük önem taşıdığını kaydeden Avdagiç, doğru hedeflenmiş finansman desteğinin ekonomik kalkınmaya ivme kazandıracağını belirtti. Sanayicinin ve ihracatçının rekabet gücünü koruyabilmesi için finansman maliyetlerinin makul seviyelere çekilmesi gerektiğini ifade etti.

Dezenflasyon Sürecinde Faiz Normalizasyonu Gerekliliği

Haziran ayında enflasyonun yeniden düşüş eğilimine girmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendiren Avdagiç, ekonomi yönetimine yılın ikinci yarısı için net bir çağrıda bulundu. İTO Başkanı, kararlı şekilde sürdürülen dezenflasyon sürecinin yarattığı alanın, kademeli ve öngörülebilir bir faiz normalizasyonuna dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

Enflasyondaki düşüş eğiliminin korunması halinde, yılın kalanında iş dünyasının üzerindeki finansman yükünün hafifleyeceğini öngören Avdagiç, üretime ve ihracata yönelik teşvik paketlerinin hızla sahaya inmesinin beklendiğini de sözlerine ekledi. Bu adımların, reel sektörün önünü açarak ekonomik aktiviteyi canlandıracağı düşünülüyor.