Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'nde (İFM) düzenlenen 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde Türkiye ekonomisi ve katılım finans sektörü için stratejik öneme sahip kararları duyurdu. Bu kapsamda, üç büyük kamu katılım bankası olan Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halk Katılım'ın birleşerek tek çatı altında faaliyet göstereceği, ayrıca Emlak Katılım Bankası'nın da halka arz edileceği bildirildi. Alınan kararların, katılım finans sistemini güçlendirerek Türkiye'nin ekonomik kalkınmasına ivme kazandırması bekleniyor.

Hangi Katılım Bankaları Birleşecek?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarına göre, kamu sermayeli üç önemli katılım bankası olan Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halk Katılım, güçlerini birleştirme kararı aldı. Bu birleşme, katılım bankacılığı sektöründe sinerjiyi artırarak, daha büyük ve rekabetçi bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Birleşme sonrası oluşacak yeni yapının, ulusal ve uluslararası finans piyasalarında daha etkin rol oynaması ve sektörün genel büyümesine katkı sağlaması öngörülüyor. Bu stratejik adımın, katılım finansın Türkiye'deki pazar payını genişletmesi ve küresel ölçekte daha fazla yatırım çekmesi amaçlanıyor.

Emlak Katılım Halka Arz Edilecek Mi?

Zirvede açıklanan bir diğer önemli karar ise Emlak Katılım Bankası'nın halka arz süreci oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Emlak Katılım'ın yakaladığı başarıyı daha ileriye taşımak ve vatandaşların bu güçlü büyümeye doğrudan ortak olmasını sağlamak amacıyla halka arzın hedeflendiğini belirtti. Halka arzın, bankanın sermaye yapısını güçlendirmesinin yanı sıra, geniş bir yatırımcı tabanına ulaşarak şeffaflık ve kurumsal yönetim ilkelerini pekiştirmesi bekleniyor. Bu adım, aynı zamanda katılım finans ürünlerine olan ilgiyi artırarak sektörün derinleşmesine de katkı sağlayabilir ve bankanın kurumsal değerini yükseltebilir.

İstanbul Finans Merkezi'ne Hangi Teşvikler Sağlanacak?

İstanbul Finans Merkezi'nin (İFM) küresel bir finans üssü haline getirilmesi amacıyla katılım finans kuruluşlarına yönelik kapsamlı teşvik paketleri hayata geçirildi. Bu teşvikler arasında, finansal hizmet ihracatından elde edilen gelirlerde uygulanan kurumlar vergisi matrah indiriminin 2047 yılına kadar uzatılması yer alıyor. Ayrıca, finansal faaliyetlerde geçerli olan harç muafiyeti süresi 5 yıldan 20 yıla çıkarıldı. Banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV), damga vergisi ve uluslararası çalışanlara yönelik gelir vergisi avantajları gibi çeşitli istisnalar da devreye alındı. Bu teşviklerin, İFM'nin cazibesini artırarak daha fazla uluslararası katılım finans kuruluşunu Türkiye'ye çekmesi ve İstanbul'u küresel bir merkez yapma hedefine ulaşılmasına yardımcı olması amaçlanıyor. Yeni düzenlemelerle İFM'nin rekabet gücünün önemli ölçüde artırılması hedefleniyor.