Letonya'nın Baltık Denizi kıyılarındaki Riga Körfezi yakınlarındaki Čunkāni-Dreņģeri mezarlığında keşfedilen 1.200 yıllık bir toplu gömüt, bilim dünyasında heyecan yarattı. Erken Viking Çağı'na, 9. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen mezarda, aralarında baba ve oğulun da bulunduğu altı kişinin kalıntıları bulundu. Yapılan araştırmalar, bu kişilerden üçünün kesici aletlerle öldürüldüğünü ve bu trajik olayın büyük olasılıkla bir Viking akını sırasında meydana geldiğini ortaya koyuyor. Bu keşif, bölgedeki Demir Çağı topluluklarının yaşadığı zorlu döneme ışık tutuyor.
Antik Mezardaki Aile Bağları ve Gizemli Ölümler
Araştırmacılar, tek bir mezara gömülen dört erkek, bir erkek çocuk ve bir kız çocuğun genetik analizini yaptı. Sonuçlar, erkek çocuğun erkeklerden birinin oğlu olduğunu, başka bir erkeğin ise birinci dereceden kuzen veya büyük amca olabilecek üçüncü dereceden bir akraba olduğunu gösterdi. Baba, akraba ve bir başka erkek, balta veya kılıç gibi kesici alet yaralanmaları nedeniyle hayatını kaybetmişti. Diğer üç kişinin kesin ölüm nedeni ise tespit edilemedi.
- Baba: Kesici alet yaralanmalarıyla öldürüldü. Ön kolunda ve elinde savunma kesikleri, çenesi parçalanmış, başı neredeyse kesilmişti.
- Oğul: Babasının oğlu, ölüm nedeni günümüze ulaşan kalıntılardan tespit edilemeyen yumuşak doku yaralanmaları olabilir.
- Akraba (üçüncü derece): Kesici alet yaralanmalarıyla öldürüldü.
- Diğer iki erkek: Birinin kesici aletle öldürüldüğü, diğerinin ölüm nedeni belirlenemedi. Akraba olmamalarına rağmen aynı topluluğa ait oldukları düşünülüyor.
- Kız çocuk: Ölüm nedeni tespit edilemedi, muhtemelen yumuşak doku yaralanması.
Viking Akını İhtimali ve Tarihsel Bağlam
Mezarın radyokarbon tarihlendirmesi, 9. yüzyılın ikinci yarısına, yani erken Viking Çağı'na işaret ediyor. Araştırmacılar, bu kişilerin komşu bir toplulukla yaşanan çatışmada ölmüş olabileceği ihtimalini değerlendirse de, üç kişinin maruz kaldığı ölümcül travmalar ve mezarın tarihi göz önüne alındığında Viking akını olasılığı üzerinde duruyor. 9. yüzyılda Letonya İskandinav dünyasının bir parçası değildi; bölgede Semigaller ve Kurlar gibi yerli halklar yaşıyordu. Mezarın Semigal topluluğuna ait olduğu belirlendi.
Özenli Gömüt ve Bölgesel Kimlik
Şiddet sonucu ölmüş olmalarına rağmen, mezardaki grup yerel geleneklere uygun olarak özenle gömülmüştü. Bu, cesetlerin düzensizce atıldığı bir toplu mezar değil, her cesedin düzenli bir şekilde yerleştirildiği ve geleneksel mezar armağanlarıyla defnedildiği bir çoklu gömüt olduğunu gösteriyor. Bu durum, ölülerin saygın bir grubun üyeleri olduğuna ve aynı anda hayatlarını kaybettiklerine işaret ediyor. Genetik çalışmalar, ölülerin hepsinin yerli Baltık kökenine sahip olduğunu ortaya koydu.