Milli Savunma Bakanlığı, İsrail'in Suriye'nin Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirdiği saldırıyı "kabul edilemez" olarak nitelendirerek, bu eylemlerin Suriye'nin istikrarına, güvenliğine, birlik ve bütünlüğüne zarar verdiğini belirtti. Bakanlık, saldırıların Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü açıkça ihlal ettiğini vurguladı.

Haftalık basın bilgilendirme toplantısında ele alınan konuda, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bölgedeki faaliyetlerinin yanı sıra İsrail'in saldırılarına yönelik Türkiye'nin net tutumu ortaya konuldu. Bakanlık, saldırı öncesinde veya sırasında Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü'nde hiçbir Türk askeri heyetinin bulunmadığını da kamuoyuna açıkladı.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Terörle Mücadele Verileri

Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenen toplantıda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin terörle mücadele ve sınır güvenliği faaliyetlerine dair güncel bilgileri paylaştı. Aktürk'ün açıklamalarına göre, son bir hafta içerisinde önemli gelişmeler kaydedildi:

  • Geçtiğimiz hafta üç PKK'lı terörist güvenlik güçlerine teslim oldu.
  • Hudutlarda yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan 588 kişi yakalandı.
  • Yakalanan kişiler arasında dört terör örgütü mensubu tespit edildi.
  • 1 Ocak'tan bu yana hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların toplam sayısı 8 bin 530'a ulaştı.
  • Yasa dışı geçişi engellenen 1.059 kişiyle birlikte, yılbaşından bu yana engellenen kişi sayısı 46 bin 577 olarak açıklandı.

İsrail'in Suriye Saldırıları ve Türkiye'nin Çağrısı

Bakanlık, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarının bölgedeki huzur ve istikrarı olumsuz etkilediğini ifade etti. Açıklamada, İsrail'in bu tür saldırılara son vermesi ve uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye'nin, Suriye'nin "tek ordu" ilkesi çerçevesinde kendi altyapısını ve askeri kapasitesini oluşturma faaliyetlerine destek vermeyi sürdüreceği de belirtildi.

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki askeri faaliyetlerine ve Suriye'ye yönelik son saldırılarına rağmen, uluslararası çerçeve anlaşmalarına uyma çağrısı yapıldı. Türkiye, bölgedeki gerilimin düşürülmesi ve kalıcı barışın sağlanması için diplomatik çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.