Uluslararası yatırım bankası Morgan Stanley, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikasına ilişkin yeni bir analiz yayımladı. Banka, Türkiye'deki dezenflasyon sürecinin beklenenden daha yavaş ilerlemesi nedeniyle ilk faiz indiriminin 2026 yılının dördüncü çeyreğinde gerçekleşebileceğini öngörürken, indirim sürecinin hızlanması için 3 kritik şartın oluşması gerektiğini belirtti. Bu rapor, TCMB'nin perşembe günü gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesinde piyasalar için önemli bir gösterge niteliği taşıyor.
Morgan Stanley raporunda, Orta Doğu'da yeniden tırmanan askeri gerilimin ve bu durumun küresel petrol fiyatlarında yarattığı yukarı yönlü dalgalanmanın Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekildi. Analistler, bu tür jeopolitik ve enerji kaynaklı baskıların, Merkez Bankası'nın dezenflasyon hedeflerini ve dolayısıyla parasal gevşeme adımlarını zorlaştıran temel faktörler arasında yer aldığını vurguladı.
Faiz İndirimi Takvimi ve Yıl Sonu Politika Faizi Beklentisi
Bankanın analizine göre, mevcut maliyet baskıları ve dezenflasyon patikasındaki yavaş seyir nedeniyle faiz indirim döngüsü planlanandan daha geç başlayacak. Morgan Stanley analistleri, aralarında Andrea Masia ve Georgi Deyanov'un da bulunduğu ekibin hazırladığı raporda, ilk faiz indirim hamlesinin ancak 2026'nın dördüncü çeyreğinde yapılabileceğini tahmin etti. Raporda ayrıca, yıl sonu politika faizi beklentisi yüzde 35 seviyesi olarak açıklandı.
Merkez Bankası İçin Kritik Faiz İndirimi Şartları
Raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine planlanandan daha erken veya daha agresif bir şekilde başlayabilmesi için ekonomi yönetiminde oluşması gereken üç temel koşul detaylandırıldı. Bu koşulların sağlanması halinde TCMB'nin elinin rahatlayacağı ve faiz indirim sürecinin daha destekleyici bir zemine oturacağı belirtildi:
- Aylık Enflasyonda Hızlı Düşüş: Aylık enflasyonun ana eğiliminde gözle görülür bir dezenflasyon ivmesinin yakalanması.
- Kurda Tam İstikrar: Döviz kurlarında tam anlamıyla istikrarlı bir seyrin hakim olması.
- Büyümede Yavaşlama: Ekonomik büyüme oranlarında daha belirgin bir soğuma veya yavaşlama emaresinin ortaya çıkması.
Türkiye'nin Küresel Riskler Karşısındaki Durumu ve Potansiyel Senaryolar
Morgan Stanley analistleri, Türkiye'yi Güney Afrika, Mısır ve İsrail gibi ülkelerle birlikte, jeopolitik krizler ve enerji fiyatlarındaki oynaklıktan en çok olumsuz etkilenen CEEMEA (Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) ülkeleri arasında gösterdi. Raporda, yükselen enerji maliyetleri, döviz kuru üzerindeki olası baskılar, küresel risk iştahının zayıflaması veya iç talebin güçlü seyretmesi gibi olumsuz senaryoların gerçekleşmesi durumunda faiz indirimlerinin ertelenebileceği, hatta yeni bir parasal sıkılaştırma yani faiz artışı ihtiyacının doğabileceği konusunda önemli uyarılarda bulunuldu. Bu durum, TCMB'nin para politikası esnekliğini kısıtlayan dışsal faktörlerin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.