Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ilişkiler, Brüksel'de düzenlenen üst düzey ticaret zirvesiyle yeni bir ivme kazandı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Avrupa Komisyonu Ticaret Komiseri Maros Sefcovic eş başkanlığında gerçekleştirilen görüşmelerde, ikili ticaret hacminin 2025 yılı itibarıyla 233 milyar dolara ulaşarak tarihi bir rekor kırdığı resmiyet kazandı. Zirve kapsamında Türk sanayicisinin ve ihracatçısının Avrupa pazarındaki rekabet gücünü artıracak kritik düzenlemeler hayata geçirildi.
Gümrüklerde Yetkilendirilmiş Yükümlü Dönemi
Yetkilendirilmiş Yükümlü statüsünün karşılıklı olarak tanınmasıyla birlikte Türk ihracatçılarının Avrupa sınır kapılarındaki bekleme süreleri asgari düzeye inecek. Karşılıklı kabul edilen bu statü sayesinde onaylı firmaların gümrük geçişleri hızlanırken sınır bürokrasisi ciddi oranda hafifletilecek.
Gümrük kapılarındaki operasyonel süreçleri kolaylaştıran bu adım, lojistik maliyetlerin düşmesine ve teslimat sürelerinin kısalmasına doğrudan katkı sağlayacaktır.
Yeni Makine Yönetmeliği ve Belgelendirme Uyumu
Görüşmelerde Türkiye'nin Avrupa Birliği Yeni Makine Yönetmeliği standartlarına tam uyum sağladığı belgelendi. Bu mutabakat doğrultusunda Türkiye'de faaliyet gösteren onaylanmış kuruluşların yürüttüğü teknik inceleme ve belgelendirme işlemleri kesintisiz devam edecek.
Risk esaslı dış ticaret kontrol sistemi olan TAREKS denetimlerinin AB tarafınca şeffaf, öngörülebilir ve erişilebilir bulunması, ticaretteki teknik pürüzlerin aşılmasında önemli bir dönüm noktası oldu.
Yeşil Dönüşüm ve Dijital Ticaret Adımları
Zirvede ikili ticaretin geleceğine yön verecek sürdürülebilirlik hedefleri ve dijitalleşme süreçleri de geniş kapsamlı olarak değerlendirildi. Bu çerçevede öne çıkan başlıklar şu şekilde sıralandı:
- Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve döngüsel ekonomi alanlarında ortak çalışma gruplarının faaliyetlerini kararlılıkla sürdürmesi,
- Elektronik imzaların iki tarafça karşılıklı tanınmasına yönelik teknik hazırlıkların derinleştirilmesi,
- Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında 30 yıllık Gümrük Birliği ortaklığı gözetilerek Türkiye'nin tedarik zincirlerinde eşdeğer ortak olarak yer alması beklentisinin aktarılması.