Zorunlu trafik sigortasında araç sahipleri ve sürücüleri yakından ilgilendiren köklü değişiklikler, 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girecek yeni genel şartlarla başlıyor. Bu düzenlemeler, kaza sonrası sorumlulukları, araç onarım süreçlerinde parça kullanım standartlarını ve değer kaybı tazminat taleplerini yeniden tanımlayarak sigorta sektöründe yeni bir dönem açacak.

Sigortacılık ve özel hukuk alanında önemli etkileri olacak bu yenilikler, özellikle kaza yerini terk eden sürücüler için rücu hakkının genişletilmesi, orijinal yedek parça kullanımındaki 3 yıllık yaş sınırının kaldırılması ve değer kaybı başvurularının otomatikleşmesi gibi konuları kapsıyor. Düzenlemenin temel amacı, sigorta süreçlerinde şeffaflığı ve hakkaniyeti artırmak olarak belirtiliyor.

Kaza Yerini Terk Eden Sürücüler İçin Ne Değişecek?

Yeni genel şartların en dikkat çekici maddelerinden biri, kazaya karıştıktan sonra olay yerinden ayrılan sürücülere yönelik rücu uygulamasının kapsamının genişletilmesi olacak. Mevcut durumda sigorta şirketlerinin ödediği tazminatı sürücüden geri talep etme hakkı daha sınırlı koşullarda uygulanmaktaydı. Ancak 1 Temmuz 2026 itibarıyla, yardım veya can güvenliği gibi zorunlu ve haklı bir neden olmaksızın kaza yerinden ayrılan sürücüler için bu kapsam önemli ölçüde genişletilecek. Buna göre, yalnızca bedeni hasarlı kazalarda değil, maddi hasarla sonuçlanan kazalarda da yasal kaza tutanağı düzenlenmeden veya alkol raporu alınmadan olay yerinin terk edilmesi halinde, sigorta şirketi zarar gören üçüncü kişiye ödediği tazminatı kusurlu sürücüden talep edebilecek. Bu durum, sürücülerin kaza sonrası sorumluluklarını daha dikkatli yerine getirmelerini gerektirecek.

Orijinal Yedek Parça Kullanımındaki Yaş Sınırı Kaldırılıyor Mu?

Araç onarımlarında kullanılan yedek parçalara ilişkin uygulamada da önemli bir değişiklik yapılacak. Eski düzenlemede, model yılı itibarıyla 3 yılı geçmeyen araçlarda onarımı mümkün olmayan parçaların öncelikle orijinal parça ile değiştirilmesi zorunluluğu bulunuyordu. Yeni genel şartlarla birlikte bu 3 yıllık yaş sınırı tamamen kaldırılıyor. Bu yenilik sayesinde, araç onarım süreçlerinde orijinal parça kullanımına ilişkin standartlar yeniden belirlenecek ve daha geniş bir araç yelpazesini kapsayacak. Uygulamanın detayları ile ilgili usul ve esaslar, yetkili kurumlar tarafından ayrıca açıklanacak.

Değer Kaybı Tazminatı Başvuruları Nasıl Yapılacak?

Trafik kazası sonrası araç sahiplerini yakından ilgilendiren bir diğer önemli yenilik ise araç değer kaybı tazminatlarında yaşanacak. Yeni dönemde, hasar tazminatı almak amacıyla sigorta şirketine başvuran hak sahiplerinin, ayrıca değer kaybı talebinde bulunmalarına gerek kalmayacak. Hasar başvurusu yapıldığında, değer kaybı talebi de otomatik olarak yapılmış sayılacak. Bu sayede, araç sahiplerinin değer kaybı için ikinci bir işlem başlatma veya ek bir başvuru yapma yükümlülüğü ortadan kalkacak. Atanan sigorta eksperi, aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, önceki hasar geçmişi ve kaza öncesi ile sonrası ikinci el piyasa değerini dikkate alarak değer kaybı hesaplamasını gerçekleştirecek.

Sigorta Şirketlerinin Değer Kaybı Bilgilendirme Yükümlülüğü Nedir?

Yeni uygulamayla birlikte sigorta şirketlerine, hesaplanan değer kaybı tutarı hakkında hak sahibini bilgilendirme zorunluluğu getiriliyor. Eksper raporunun sigorta şirketine ulaşmasının ardından, hesaplanan değer kaybı tutarı en geç takip eden ilk iş günü içinde hak sahibine bildirilmek zorunda olacak. Bu bilgilendirme işlemi, yazılı olarak yapılabileceği gibi SMS, mobil uygulama veya benzeri kalıcı veri saklayıcıları üzerinden de gerçekleştirilebilecek. Bu düzenleme, değer kaybı süreçlerinde şeffaflığı ve hak sahiplerinin bilgiye erişimini artırmayı hedefliyor.

Tedavi ve Bakıcı Giderlerinde Sorumluluk Paylaşımı Nasıl Olacak?

Yeni düzenleme, trafik kazalarında bedensel zarar gören üçüncü kişilere yönelik tedavi ve bakım giderlerini de kapsıyor. Kazadan sonra mağdurun sağlığına kavuşabilmesi için gereken tedavi giderleri, protez organ bedelleri de dahil olmak üzere sigorta güvencesi altında olacak. Ancak, genel sağlık sigortası kapsamındaki tedavi hizmetlerinin sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nda (SGK) kalmaya devam edecek. Buna karşılık, kazadan sonra ortaya çıkan geçici bakıcı giderleri ile sakatlık oranı kesinleştikten sonra tıbben gerekli görülen sürekli bakıcı giderleri, sigorta şirketleri veya ilgili Güvence Hesabı tarafından karşılanacak. Bu ayrım, ilgili kurumlar arasındaki görev paylaşımını netleştirecek.