Azerbaycan'ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nde yer alan İlandağ bölgesinde, yaklaşık kırk yıldır kayıp olduğu düşünülen önemli bir Urartu kaya yazıtı yeniden keşfedildi. Azerbaycan Ulusal Bilimler Akademisi (AMEA) bünyesindeki bir araştırma ekibi tarafından bulunan bu çivi yazılı metin, Urartu Krallığı'nın MÖ 9. yüzyıl sonu ile 8. yüzyıl başlarında hüküm süren Kral İşpuini ve oğlu Kral Menua'nın fetihlerini ve dini uygulamalarını detaylandırıyor. Bu tarihi bulgu, bölgedeki Urartu varlığına dair somut kanıtlar sunarak, Kafkasya'nın eski tarihine ışık tutuyor.
Urartu Yazıtı Ne Zaman ve Kimler Tarafından Bulundu?
İlandağ'daki bu çivi yazılı metin, ilk kez 1980'lerin sonlarında rapor edilmiş, ancak o dönemde tam koordinatları belirtilmediği için sonraki on yıllar boyunca yeri tespit edilememişti. Son olarak AMEA'dan Profesör Vəli Baxşəliyev, Doçent Doktor Bəhlul İbrahimli ve araştırmacı Hüseyin Cəfərov'dan oluşan ekip, yazıtın yerini başarıyla yeniden belirledi. Bu keşif, günümüz Azerbaycan sınırları içinde bulunan ilk Urartu yazısı örneği olarak kabul ediliyor ve bölgenin arkeolojik mirası için büyük önem taşıyor.
Yazıtın İçeriği ve Tarihsel Önemi Nedir?
Yeniden bulunan yazıt, MÖ 820 ila 810 yılları arasında hüküm süren I. Sarduri'nin oğlu Urartu Kralı İşpuini ile MÖ 786 ila 764 yılları arasında saltanat süren oğlu Menua'ya adanmış bir övgü metni niteliğinde. Metin, Urartu panteonunun baş tanrısı Haldi'nin himayesinde Arşini ve Aniani şehirlerinin fethedilmesini ve Puluadi topraklarında Haldi için boğa, eşi için inek kurban edilmesini emreden bir ritüelin başlatılmasını anlatıyor. Bu detaylar, Urartu krallarının askeri seferlerini, dini inanışlarını ve ele geçirdikleri topraklardaki kült uygulamalarını belgeliyor.
Keşif Neden Bu Kadar Önemli Sayılıyor?
Bu keşif, Azerbaycan topraklarında bulunan Urartu kültürüne ait ilk yazılı belge olarak öne çıkıyor. Kırk yıl süren belirsizliğin ardından yazıtın yeniden bulunması, modern epigrafi teknikleri olan fotogrametri ve 3B tarama gibi yöntemlerin kullanılmasına olanak sağlayacak. Bu sayede, metnin daha detaylı incelenmesi, geçmişteki okuma hatalarının düzeltilmesi ve Ermenistan, Türkiye ve İran'daki diğer Urartu yazıtlarıyla karşılaştırmalı analiz yapılması mümkün olacak. İlandağ'ın stratejik konumu, yazıtın Urartu Krallığı'nın doğuya doğru genişlemesini ve bölgesel hakimiyetini ilan eden bir nişane olduğunu düşündürüyor.
Gelecekteki Çalışmalar ve Koruma Tedbirleri Nelerdir?
AMEA ekibi, önümüzdeki aylarda yazıtın belgeleme ve analiz çalışmalarına devam etmeyi, yeni filolojik yorumları içeren detaylı bir çalışma yayımlamayı planlıyor. Araştırmacılar, yaklaşık üç bin yıllık erozyona ve potansiyel vandalizm riskine karşı bu kıymetli eserin korunmasının öncelikli olduğunu vurguluyor. Yazıtın bulunduğu bölgede yapılacak arkeolojik yüzey araştırmaları, Urartu yerleşimleri veya kutsal alanlara dair yeni bulguları da ortaya çıkarabilir. Bu keşif, Urartu tarihi ve onun Güney Kafkasya'daki varlığına dair somut ilerlemeler kaydedilmesine zemin hazırlıyor.