Paris'teki Notre Dame Katedrali'nde devam eden kurtarma kazılarında, Roma İmparatorluğu döneminden Orta Çağ'a uzanan yüzlerce tarihi eser gün yüzüne çıkarıldı. Ocak ayında başlayan ve yaklaşık sekiz ay sürmesi beklenen bu çalışmalar, 2019'daki büyük yangında hasar gören katedralin çevresindeki yenileme projeleri kapsamında yürütülüyor. Arkeologlar, yüzeyin yaklaşık 4 metre derinliğine inerek, şehrin köklü geçmişine ait Roma sikkeleri, Orta Çağ seramikleri ve kurşun tabutlar gibi önemli buluntulara ulaştı.

Notre Dame Kazılarında Hangi Eserler Bulundu?

Katedralin hemen yanı başında yürütülen kazılarda, yaklaşık 2.000 yıl önceki Roma işgali dönemine ait kalıntılardan Orta Çağ'a uzanan geniş bir yelpazede eserler keşfedildi. Buluntular arasında, Roma İmparatoru Konstantin'in portresini taşıyan sikkeler, üzerinde kırmızımsı işaretler bulunan Orta Çağ seramik parçaları, hayvan kemikleri, metal parçaları ile hiç bozulmadan günümüze ulaşmış sürahiler ve kupalar yer alıyor. Ayrıca, kilisenin ana nef zemininde iki kurşun tabut bulundu. Bu tabutlardan birinin 1710'da ölen baş rahip Antoine de la Porte'a ait olduğu kesinleşirken, diğerinin ise 1560 yılında vefat eden ünlü Fransız Rönesans şairi Joachim du Bellay'e ait olabileceği düşünülüyor. Katedralin 13. yüzyıl orijinal mimarisine ait, koro bölümünü neften ayıran dekoratif lektorium parçaları da gün yüzüne çıkarıldı; bu parçaların bazılarında orijinal boya izleri hala görülebiliyor. Yeraltında boyalı heykeller ve 19. yüzyıldan kalma tuğla borulu bir alttan ısıtma sisteminin kalıntıları da diğer dikkat çekici keşifler arasında.

Kazılar Neden Gerçekleştiriliyor?

Notre Dame Katedrali, 2019'daki büyük yangının ardından kapsamlı bir restorasyon sürecine girmişti. Katedralin 2024 sonlarında yeniden açılmasının ardından, çevresinde de önemli peyzaj ve altyapı düzenlemeleri planlanıyor. Yetkililer, katedralin çevresine 160 yeni ağaç dikmeyi ve yeraltı otoparkını modern bir ziyaretçi merkezine dönüştürmeyi hedefliyor. Bu çevresel düzenlemelerin yapılabilmesi için, arkeologların öncelikle yeraltında korunan kentin tarihi kalıntılarını titizlikle incelemesi ve uygun şekilde koruma altına alması gerekiyor. Bu kurtarma kazıları, planlanan inşaat faaliyetleri öncesinde tarihi mirası güvence altına almak amacıyla zorunlu olarak yürütülüyor.

Katedralin Altında Hangi Tarihi Katmanlar Bulunuyor?

Notre Dame Katedrali, Seine Nehri'nin ortasındaki doğal bir ada olan Île de la Cité üzerinde yükselmektedir. Katedralin inşası 1163 yılında başlamış olsa da, bu alan çok daha köklü bir geçmişe sahiptir. Araştırmalar, bu bölgenin MS 4. ve 5. yüzyıllarda bir Roma yerleşimi olduğunu gösteriyor. Daha sonraki dönemlerde, 6. yüzyıldan 10. yüzyıla kadar Merovenj ve Karolenj dönemlerine ait tahıl ambarı çukurlarına ev sahipliği yapmıştır. Orta Çağ boyunca ise burası, tek bir sokakla ayrılan evlerle doluydu. Arkeologlar, bu evlerin mahzenlerinin yanı sıra, o döneme ait evsel atıkların toplandığı lağım çukurlarını da ortaya çıkardı. Bu katmanlı tarih, Paris'in kesintisiz gelişimini ve katedralin bulunduğu alanın her dönemdeki önemini gözler önüne seriyor.

Buluntular Nasıl İnceleniyor ve Korunuyor?

Kazılardan çıkarılan her bir nesne, büyük bir titizlikle temizlendikten sonra kentin arkeoloji laboratuvarına gönderiliyor. Uzmanlar burada eserleri detaylı bir şekilde temizliyor, karbon tarihleme yöntemiyle yaşlarını belirliyor ve gerekirse parça parça haldeki buluntuları birleştirme çalışmalarını yürütüyor. Paris arkeoloji biriminde görevli konservatör Lucie Altenburg, bu projenin Paris tarihine somut katkı sağlayacak nadir bir fırsat olduğunu belirtiyor. Ayrıca, katedralin ana restorasyon sürecinde de benzeri görülmemiş mimari ve mühendislik detayları keşfedildi. Örneğin, katedralin üst duvarlarındaki taş blokları birbirine bağlayan 800 yıllık demir kenetler, yapının zarif görünümünün ardındaki sağlam mühendisliği ortaya koydu. Bu buluntular, katedralin sadece bir ibadet yeri değil, aynı zamanda binlerce yıllık bir tarihin canlı tanığı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.