Balıkesir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BASİAD) Başkanı Selçuk Savaş, Türkiye sanayisinin küresel ekonomideki hızlı dönüşüme ayak uydurarak rekabet gücünü koruyabilmesi adına veriye dayalı, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir sanayi politikasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Savaş, küresel ticaret kuralları, tedarik zincirleri, teknoloji yatırımları ve sürdürülebilirlik standartlarındaki eş zamanlı değişimlere dikkat çekerek, büyük ekonomilerin stratejik sektörleri yeniden şekillendirdiğini ifade etti. Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı, stratejik konumu ve esnek sanayi yapısı gibi avantajlarının kalıcı rekabet üstünlüğüne dönüştürülebilmesi için maliyet ve finansman baskılarının detaylıca analiz edilmesi gerektiğini vurguladı.
Sanayideki Sıkışma ve Ekonomik İstikrar Vurgusu
Tekstil, hazır giyim ve deri sektörleri başta olmak üzere birçok alanda yaşanan sıkışmanın yalnızca belirli sektörlere özgü bir sorun olmadığını dile getiren Savaş, bu durumun Türkiye'nin üretim modelinde maliyet, verimlilik, finansmana erişim, nitelikli insan kaynağı ile yeşil ve dijital dönüşüm gibi kritik ihtiyaçları ortaya koyan önemli bir gösterge olduğunu söyledi.
- Maliyet
- Verimlilik
- Finansmana erişim
- Nitelikli insan kaynağı
- Yeşil ve dijital dönüşüm
Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesinin ekonomik istikrar açısından vazgeçilmez olduğunu kaydeden Savaş, para ve maliye politikalarının yapısal reformlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde parasal sıkılaşmanın sanayi üzerindeki baskısının devam edeceğini ve yatırım iştahının zayıflayacağını belirtti. Sanayi üretimi ve ihracat verilerine değinen Savaş, son yıllarda üretimdeki büyümenin sınırlı kaldığını, ihracatta nominal artış yaşansa da miktar bazında zayıflama sinyalleri bulunduğunu ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payının halen istenilen seviyeye ulaşmadığını ifade etti. Bu nedenle rekabetçilik tartışmalarının somut veriler ve sektör analizleri üzerinden yürütülmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Rekabet Gücü ve Finansal Destek İhtiyacı
İmalat sanayinde rekabetçiliğin; ara malı, enerji, iş gücü ve finansman maliyetleri üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Selçuk Savaş, 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla Türkiye'nin maliyet bazlı rekabet gücünün tarihsel olarak düşük seviyelere yakın seyrettiğini bildirdi. Ana metal sektörü dışında birçok sektörde rekabet gücü kaybı yaşandığını belirten Savaş, enerji maliyetlerindeki kısmi gerilemenin tek başına bu kaybı telafi etmeye yetmediğini söyledi.
- Ara malı maliyetleri
- Enerji maliyetleri
- İş gücü maliyetleri
- Finansman maliyetleri
Sanayinin yeşil dönüşüm, dijitalleşme, Ar-Ge ve yüksek katma değerli üretim yatırımlarını gerçekleştirebilmesi için firmaların finansal olarak rahatlatılması gerektiğini ifade eden Savaş, bunun ekonomik programdan vazgeçmek anlamına gelmediğini belirtti. Üretim, ihracat ve dönüşüm yatırımlarına yönelik kriterleri belirlenmiş, şeffaf ve seçici finansman modellerinin uygulanmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Geleceğin Sanayi Politikaları ve Dönüşüm Mekanizması
Kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin de rekabet ortamının güçlendirilmesi açısından kritik olduğunu belirten Savaş, kurallara uygun üretim yapan işletmelerin haksız rekabet karşısında korunması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin fiyat odaklı rekabet anlayışından çıkarak yüksek katma değerli üretime yönelmesi gerektiğini vurgulayan Selçuk Savaş, sanayicinin yalnızca bugünkü destekleri değil, geleceğin ticaret, yatırım, teknoloji ve pazar önceliklerini de öngörebilmesi gerektiğini söyledi.
Savaş, kamu ve özel sektörün birlikte hareket ettiği, veriye dayalı, şeffaf ve ölçülebilir bir sanayi dönüşüm mekanizmasının oluşturulmasının, Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak en önemli adımlardan biri olacağını ifade ederek sözlerini tamamladı.