Sibirya'da yaklaşık 5.500 yıl önce yaşamış avcı-toplayıcılara ait mezarlıklarda yapılan arkeolojik ve genetik incelemeler, veba hastalığının bilinen en eski kurbanlarını ortaya çıkardı. Bu keşif, salgınların tarımın yükselişiyle başladığına dair uzun süredir kabul gören varsayımı sorgulatıyor ve vebanın insanlık tarihindeki etkileşiminin çok daha erken dönemlere uzandığını gösteriyor.
Araştırma ekibi, Baykal Gölü çevresindeki kalıntılarda Yersinia pestis bakterisinin daha önce bilinmeyen suşlarına ait antik DNA'yı tespit etti. Bu bulgular, Taş Çağı insanlarını etkileyen ölümcül veba salgınlarının, özellikle çocuklar için yüksek ölüm oranlarına yol açan spesifik bir genetik yapıya sahip olduğunu ortaya koydu.
Kadim Veba Suşlarının Keşfi ve Özellikleri
Oxford Üniversitesi liderliğindeki bir araştırma ekibi, Sibirya'daki avcı-toplayıcı bireylerin kalıntılarında veremli, hıyarcıklı ve septisemik vebaya neden olan Yersinia pestis bakterisinin antik DNA'sını inceledi. On ikiden fazla bireyde tanımlanan bu yeni suşlar, büyük çaplı bağışıklık tepkilerini tetikleyen proteinleri kodlayan benzersiz bir gen barındırıyordu. Bu genin, hastalığın çocuklarda daha ölümcül olma olasılığını artırdığı düşünülüyor.
Çalışma, bu avcı-toplayıcı insanları enfekte eden hastalığın büyük olasılıkla pnömonik veba olduğunu ve vahşi dağ sıçanlarından yayılarak Baykal Gölü çevresinde yaşayan aile gruplarını etkilediğini öne sürüyor. Bulgular, veba salgınlarının sadece tarım toplumlarıyla sınırlı olmadığını, çok daha eski avcı-toplayıcı topluluklarında da yıkıcı etkiler yarattığını kanıtlıyor.
Tarihsel Varsayımlara Yeni Bir Bakış
Çalışmanın baş yazarı Ruairidh Macleod, tarih öncesi avcı-toplayıcılarda iki ölümcül veba salgınının keşfinin, salgınların ilk kez tarımın yükselişinden sonra yaşandığına dair yaygın varsayımı değiştirdiğini belirtiyor. Macleod, beklediklerinden çok daha erken bir dönemde bol miktarda veba kanıtı bulmanın, erken veba salgınlarının ölümcülük oranına dair bugüne kadarki en somut kanıt olduğunu ifade etti.
Veba, insanlık tarihinde önemli bir rol oynamış ve günümüzde de insanları etkilemeye devam eden bir hastalık. Güncel Y. pestis suşları, ağırlıklı olarak Afrika'da salgınlara yol açarken, ABD'de de yılda ortalama yedi insan vakası bildirilmektedir. Erken teşhis edilen vakalar antibiyotiklerle başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir.
Baykal Gölü Mezarlıklarındaki Şaşırtıcı Bulgular
Baykal Gölü'nden çıkan Angara Nehri kıyılarındaki dört mezarlıkta yapılan detaylı incelemeler, tarih öncesi veba türlerinin ölümcül olduğunu ve kitlesel ölümlere yol açtığını gösteren güçlü kanıtlar sundu. Önceki kazılarda, kısa bir süre içinde alışılmadık derecede yüksek sayıda çocuğun gömüldüğünün fark edilmesi, araştırmacıları bu gizemin peşine düşürmüştü.
- Araştırmacılar, dört mezarlıktaki 46 bireyin dişlerinden antik DNA örnekleri aldı.
- İncelenen bireylerin 18'inde yüksek miktarda Yersinia pestis bakterisi tespit edildi.
- Bu vakalar, iki ayrı hastalık salgınını kapsıyordu: İlki yaklaşık 5.596 ile 5.341 yıl önce, ikincisi ise 5.126 ile 4.926 yıl önce arasında gerçekleşti.
- Bazı mezarlar, aynı salgın sırasında ölen birden fazla enfekte bireyin kalıntılarını içeriyordu; örneğin yakın akraba olan üç genç kızın veya bir yeğen ile teyzesinin aynı anda gömülmesi gibi.
Bu bulgular, salgınların topluluklar üzerindeki yıkıcı etkisini ve hayatta kalanların sevdiklerini ortak mezarlara gömdüğünü düşündürüyor. Ancak şu an itibarıyla, bireylerden hangilerinin salgınlardan sağ kurtulduğunu belirleyebilecek vebaya özgü antikorları tanımlamak henüz mümkün değil.