İtalya'nın doğu kıyısında, Adriyatik Denizi yakınlarındaki Sirolo belediyesinde yapılan arkeolojik kazılarda, Roma öncesi gizemli Picen uygarlığına ait, savaş arabasıyla gömülmüş yeni bir prens mezarı keşfedildi. MÖ 6. yüzyıla tarihlenen bu anıtsal buluntu, bölgenin seçkin yöneticilerinin cenaze gelenekleri ve sosyal yapıları hakkında daha önce bilinmeyen önemli bilgiler sunuyor.

Bu yeni keşif, Picenlere ait geniş bir nekropolün parçası olup, daha önce 2020 yılında Pini mezarlığında bulunan demir tekerlekli savaş arabası ve silah zulasıyla birlikteki prens mezarının ardından ikinci büyük buluntu olarak kayıtlara geçti. Kazı alanı, bölgede onlarca yıldır kraliyet mezarlarının ortaya çıkarıldığı bir bölge olmasına rağmen, bu son keşif benzersiz yapısıyla dikkat çekiyor.

Savaş Arabalı Mezarlık Kompleksinin Detayları

Araştırmacılar, anıtsal, dairesel bir ahşap çitin merkezinde, ahşap bir currus ile gömülmüş büyük bir erkek mezarı tespit etti. Yaklaşık 2.500 yıl önce soylu kişiyle birlikte toprağa verilen bu iki tekerlekli savaş arabasının yanı sıra, mezarda bir miğfer, bir balta ve seramik kapaklarla mühürlenmiş, organik kalıntılarla dolu bronz kaplar da bulundu. Bu kalıntılar, cenaze ziyafetlerinin veya öbür dünya için yapılan yiyecek adaklarının izleri olarak değerlendiriliyor.

Prens mezarının hemen yanında ise, dokuma kumaşlar, ayakkabılar ve çok sayıda fibula ile gömülmüş bir kadının mezarı yer alıyordu. Kadının giysisini veya kefenini sabitleyen bu antik metal çengelli iğneler arasında, iri bir kehribar parçası içeren devasa bir fibula, kadının başının üzerine veya yakınına yerleştirilmişti. Bu mezar, 1989 yılında iki savaş arabası ve katırlarla birlikte gömülü bir Picen kadınının bulunduğu Kraliçe Mezarı'na yakın bir konumda bulunuyor.

Picen Uygarlığına Yeni Bakış Açıları

Picenler veya Picentesler olarak bilinen bu İtalik topluluk, MÖ 6. yüzyılda Adriyatik kıyısında yaşamış ve Etrüsklerle komşu olmuştu. Yazılı kayıtları oldukça az olan bu topluluk hakkında bilinenlerin çoğu, arkeolojik kazılardan elde edilen bulgulara dayanmaktadır. Sirolo'daki bu yeni keşif, Picenlerin sosyal hiyerarşisi ve cenaze ritüelleri hakkında önemli bilgiler sunuyor.

Yeni kazının direktörü arkeolog Stefano Finocchi, bu keşfin Picenlere ait "bütün bir aristokrat çekirdeği" ilk kez gözlemlediklerini belirtti. Finocchi, bu bulgunun "büyük Picen merkezine öncülük eden seçkinlerin yapısına dair yeni bakış açıları" sağlayabileceğini ifade etti. Özellikle yeni mezarlık kompleksinin, ölüleri yaşayanlardan ayıran geleneksel hendek yerine ahşap bir çitle çevrilmiş olması, anıtsal niteliğini ve simgesel değerini vurgulayan benzersiz bir özellik olarak öne çıkıyor.

Finocchi ayrıca, eserlerin çoğu hala analiz edilmekte olsa da, ele geçirilen mezar hediyelerinin niceliği ve niteliğinin, yönetici grupların orta Adriyatik'i orta İtalya'nın başlıca merkezleriyle birbirine bağlayan yoğun bir ilişkiler ağına eklemlendiğini ortaya koyduğunu sözlerine ekledi. Bu durum, Picen elitlerinin geniş bir ticaret ve kültürel etkileşim ağına sahip olduğunu gösteriyor.