Boston'da yapılan restorasyon çalışmaları sırasında, 1729 yılında özgür bir birey olarak hayata veda eden Sebastian adlı eski bir kölenin mezar taşı keşfedildi. Bu bulgu, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki özgür siyahi bir kişiye ait bilinen en eski mezar taşlarından biri olarak tarihi kayıtlara geçiyor ve bölgenin kölelik sonrası dönemine ışık tutuyor.
Boston Belediye Başkanı Michelle Wu, bu keşfin "başından beri orada olduğunu, sadece gidip bakmamız ve bu hikâyeyi paylaşmamız gerektiğini" belirterek, bulgunun önemini vurguladı. Mezar taşı, Boston Parklar ve Rekreasyon Departmanı'na bağlı Tarihi Mezarlıklar Girişimi direktörü Kelly Thomas tarafından Granary Mezarlığı'ndaki bir restorasyon projesi sırasında tanımlandı. Mezar taşında ölüm yılı 1728 olarak belirtilse de, 28 Şubat'taki ölüm, modern Gregoryen takvimine göre aslında 1729 yılına denk geliyor.
Mezar Taşının Detayları ve Sembolik Anlamı
Sebastian'ın mezar taşında, kendi seçtiği ad olan "Boston" yazılıdır. Taşın üzerinde, 17. ve 18. yüzyıl başlarında New England mezar taşlarında sıkça rastlanan "ölüm başı" sembolü yer alıyor. Bu sembol, stilize edilmiş kanatlı bir kafatasını tasvir ederek ruhsal dirilişi simgelediği düşünülüyor. Ayrıca, 18. yüzyıl Amerikan yazımında yaygın olan "the" kelimesinin "thorn" adı verilen Y biçimli bir harfle kısaltılması gibi dönemsel yazım özellikleri de bu taşta gözlemleniyor. Merhumun adının yanı sıra, ay adı da sıklıkla kısaltılmış şekilde kullanılmıştır.
Sebastian'ın Hayatı ve Özgürlüğe Uzanan Yolculuğu
Tarihi kayıtlara göre, Sebastian köleleştirilmiş bir birey olarak yaşamış ve daha sonra Boston adını almıştır. Eşi Jane Lake ile birlikte, 1701'de kızları Jane'i Boston'daki First Church'te vaftiz ettirmişlerdir. Tarihçi Gloria Whiting'in 2016'daki araştırmasına göre, evli ve çocuklu bir çift olmalarına rağmen, Sebastian ve Jane farklı hanelerde köle olarak yaşamaktaydı.
Sebastian'ın özgürlüğüne kavuşması, büyük olasılıkla onu kölesi olarak tutan John Waite'in 1702'deki ölümünden sonra gerçekleşti. Whiting'in çalışması, 1708 yılına gelindiğinde Sebastian'ın özgür siyahileri listeleyen bir belgede yer aldığını ve kentte çalışkan bir tamirci olarak tanındığını ortaya koyuyor. Yaklaşık 30 yıl boyunca özgür bir yaşam süren Sebastian, 1729'daki vefatının ardından New-England Weekly Journal'da bir ölüm ilanı yayımlanacak kadar bilinen bir şahsiyetti. Bu durum, sömürge dönemi Amerika'sında köleleştirilmiş veya azat edilmiş siyahiler için nadir görülen bir ayrıcalıktı.
Granary Mezarlığı'nın Tarihi Önemi ve Diğer Keşifler
1660 yılında kurulan Granary Mezarlığı, Sebastian'ın mezar taşının bulunduğu, Boston'ın üçüncü en eski mezarlığıdır. Bu tarihi alan, Bağımsızlık Bildirgesi'ni imzalayan Samuel Adams ve John Hancock gibi önemli şahsiyetlerin yanı sıra, Amerikan Bağımsızlık Savaşı subayı Paul Revere'in ve Boston Katliamı'nda ölen ilk Amerikalı olarak kabul edilen Crispus Attucks'ın mezarlarını da barındırmaktadır. Mezarlık, 5.000'den fazla mezara ev sahipliği yapmaktadır. Bölgede son haftalarda yapılan arkeolojik kazılarda, 1775'teki Bunker Hill Muharebesi'ne ait misket tüfeği kurşunları ve tüfek çakmaktaşları gibi başka önemli tarihi eserler de gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu bulgular, bölgenin zengin tarihini ve Amerikan bağımsızlık mücadelesindeki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne sermektedir.